Anlatsam ağlarsınız

Bu hafta yine Kemerburgaz’ın misafiri olacağız. Üsküdar Üniversitesi’nden çıktık. Düştük yeşilin her tonunun hakim olduğu yollara. Göç eden hayat hikayelerini dinlemeden önce Kemerburgaz’ın meşhur Kemer Köftecisi’ne gidiyoruz. Bülent Bey 2011 senesinde kurmuş burayı. Baba mesleği. O da şimdi çocuklarına öğretiyor ve ileride bu mesleği onların yürüteceğini umuyor.

Bizi köftecide Nadir Amca karşılıyor. O kadar hareketli, o kadar çalışkan ki bizleri hayrete düşürüyor. Ondaki bu enerjinin Kemerburgaz’ın temiz havasından kaynaklandığını düşünüyoruz. Köftelerimizi söyledikten sonra Nadir Amca ile başlıyoruz sohbete. Nadir Amca’nın da ailesinin mübadil olduğunu öğreniyoruz. Onlar da diğer mübadiller gibi çok zorluk çekmişler.

Kemer Köftecisi’nin neden bu kadar meşhur olduğunu enfes köftelerini tattıktan sonra anlıyoruz. Eğer yolunuz buraya düşerse muhakkak uğramalısınız.

Mediha Teyze doğduğu evin yıkıldığını, yerine bir market yapıldığını söylemişti. İşte biz de yolumuza devam ederken Ferah Gıda’yı görüyoruz ve içeri giriyoruz. Buranın sahibi Saffet Amca’nın da Selanikli olduğunu öğreniyoruz. Bizleri o güzel gülen gözleriyle karşılıyor.

Babamın gözleri görmüyordu.

“Ailem Selanik’te çiftçilikte uğraşıyormuş. Hayvanları varmış. Hatta babamların bakkal dükkanları da varmış. Buraya geldiklerinde hem çiftçilikle uğraşmışlar, hem de bakkal dükkanı açmışlar. Ama hayat şartları o kadar zor ki, insanlar aç. Veresiye malzeme veriyorlarmış. böyle olunca iflas etmişler. Çiçek hastalığından dolayı babamın gözleri görmüyordu. Hastaneye gitmiş, ameliyat yapacağız demişler ama babam da ihmal edince gözlerini kaybetmiş. Durum böyle olunca ben 9 yaşında çift sürmeye başladım, hep babama yardım ediyordum. Ailenin reisi ben sayılırdım.”

“Savaş zamanı buraya gelirken çok zorluklar çekmişler. Lozan anlaşması ile mübadele oluyor. Buradakiler Yunanistan’a gidiyor, oradakiler de buraya geliyorlar. Yollarda sefil olmuşlar. Selanik’te kalmışlar. Üç ay gemi beklemişler. Yaşanan kolera hastalığı ile bir sürü insan ölmüş. Akrabalarımızın bir kısmı buraya gelmiş, bir kısmı İzmir’e gitmiş. Dağılmışlar. Bizimkiler Kuzuşan köyündenmiş. Burasının %80’i Kuzuşan köyünden sayılır.”

23 sene bakkaliye işi yaptım.

” 23 sene bakkaliye işi yaptım. Ferah Gıda’yı 1994 senesinde satın aldık ama artık emekli oldum. Burayı çocuğa verdim. İlk başlarda yardım ettim oğluma ama sonra hanımın köyüne gittik. Köy hayatını çok seviyorum. Orada bahçeler yaptım. Sebze, meyve yetiştirdim. Halde sattım. Bu böyle 15 sene devam etti. Haftada 60 ton mal veriyordum Rusya’ya. ”

“Selanik’teki varlıklarımızın dörtte birini verdiler burada. Beş nüfusa beş dönüm sulak arazi vermişler. Orada 100 dönüm arazisi varsa kaybetti yani. Kemerburgaz’da imar yoktu. Şimdi ara ara imarlar çıkartılıyor. İnşaatlar yapılacak. İki yıl içinde şimdiki nüfus üç misli artar diye düşünüyorum.”

Saffet Amca kendisinin de çok zorlu bir hayat yaşadığını anlatıyor.

“Benim dört çocuğum var. Bir oğlan, üç kız. Hepsi evli. Torunlar var. 24 saat çalıştığım zamanlar oldu. Büyük kazalar atlattım. İki arabayı solladım, sağa geçeceğim. 95 km süratle sağa geçerken tıra vurmuşum. Ambulans gelmiş, sonra ayılmışım. Gebze Hastanesi’ne götürdüler beni. Oradan da Kartal Araştırma Hastanesi’ne. Kalp ameliyatları geçirdim. Yine iyileşmedim. 8 ay sonra başka bir hastaneye gittim. Ödem oluyormuş vücudumda, sorun var dediler. Hap verdiler, 6-7 sene kullandım. En son 2 sene önce kalpten bir ameliyat daha oldum. Buna benzer zor günlerimiz oldu maalesef. Hepsini anlatsam ağlarsınız.”

Saffet Amcanın yaşadığı sağlık sıkıntıları bizi derinden üzüyor. Kendisine Allah’tan bol şifa ve uzun ömürler diliyoruz. Bu haftaki göç eden hayat durağımızın da sonuna gelmiş oluyoruz. Yeniden görüşmek dileğiyle.

 


E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

INSTAGRAM
BİZİ TAKİP EDİN
Please Add Widget from here